Ramazanda Yapılacak İbadetler Nelerdir?

0
53
Görüntüleme

Ramazan ayında oruç tutmak ve beş vakit namaz kılmak farzdır. Müminler bu ibadetlerin beraberinde başka hangi ibadetlerle meşgul olabileceklerini araştırıyor. Hazreti Peygamber ve Sahabiler bu konu da müminlere ışık tutmuşlardır. Peki Ramazanda yapılacak ibadetler neler? İşte merak edilen sorunun ayrıntıları…

RAMAZANDA YAPILACAK İBADETLER NELER?

1 . KURAN OKUMAK

Ramazân-ı Şerîf, Kur’ân’ın-ı Kerim’in nâzil olduğu aydır. Bu ayda Kur’ân-ı Kerim ile ilişkimiz artırmalı ve en az bir mukabele okumaya gayret etmeliyiz. Kuran okumayı bilmiyorsak bu ayı fırsat bilerek öğrenmeye gayret etmeli, camilerde mukabele programlarına iştirak etmeliyiz.

2. SAHUR YAPMAK

Ramazan ayında mümkün olduğu kadar sahur yapmaya gayret etmeliyiz. Sahurların yüksek fazîlet ve kıymeti hakkında Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:

“Bir yudum suyla dahî olsa sahur yapınız.” (Abdurrazzâk, Mu sannef, IV, 227/7599)

“Sahur yemeği yiyin, zîrâ sahurda bereket vardır.” (Buhârî, Savm, 20)

3. ORUÇ TUTMAK

Ramazân-ı Şerîf’in layıkıyla ihyası yolunda en çok dikkat edilecek husus, kuşkusuz ki oruç ibadetidir. Oruç, bizlere dünyanın fani nimetleri elinden alınacak bir ahiret yolcusu olduğumuzu hatırlatır.

Resûlullah Efendimiz buyurmuşlardır:

“Oruç tutunuz ki, (madden ve mânen) sıhhat bulasınız!” (Heysemî, 203 III, 179)

Cenâb-ı Hak buyurur:

“Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’ân’ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden Ramazan ayını idrak edenler, onda oruç tutsun…” (el-Bakara, 185)

İslamın beş şartından bir tanesi olan oruç hakkında İbni Ömer’den (R.A.) rivayet edildiğine göre, Resûlullah şöyle buyurdu:

“İslâm beş temel üzerine bina kılınmıştır: Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resulü olduğuna şahitlik etmek. Namazı dosdoğru kılmak, zekâtı hakkıyla vermek, Allah’ın evi Kâbe’yi haccetmek ve Ramazan orucunu tutmak.” (Buhârî, Îmân 1, 2, Tefsîru sûre(2) 30; Müslim, Îmân 19-22)

4. HARAMLARDAN SAKINMAK

Yalnızca mideyi aç bırakmakla kamil manada oruç tutulmuş olmaz. Makbul bir oruç, bedendeki bütün uzuvların, bilhassa da gözün, kulağın ve dilin haram ve şüphelilerden muhafaza edilerek nefsin dizginlenmesini gerektirir. Ancak böyle bir oruç, kul için Cehennemʼe kalkan olur.

Oruçluyken sabırla aşılması gerekli olan bu imtihanlardan biri, hadîs-i şerîfte şöyle ifade buyrulur:

“Hiçbiriniz oruçlu olduğu gün çirkin söz söylemesin ve kimse ile çekişmesin. Eğer biri kendine söver ya da çatarsa «ben oruçluyum» desin.” (Buhârî, Savm, 9)

5. İFTAR İÇİN ACELE ETMEK VE İFTAR YEMEĞİ VERMEK

İftar açarken acele etmek gerekir. Nitekim Ebû Hüreyre’den (r.A.) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurmuştur:

“Allah Teâlâ şöyle buyurdu: Kullarımın bana en sevgili olanı, oruç açmakta acele davranandır.” (Tirmizî, Savm 13)

Ramazanda bir oruçluyu iftar ettirmenin ecri büyüktür. İftarı verme hususunda Zeyd İbni Hâlid el-Cühenî’den rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

“Kim bir oruçluyu iftar ettirirse, oruçlu kadar sevap kazanır. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmez.” (Tirmizî, Savm 82)

Yine diğer bir hadîs-i şerîfte buyrulur:

“Kim bu ayda bir oruçluya iftar verirse, bu onun günahlarının bağışlanmasına, Cehennem azâbından kurtulmasına ve kendi mükâfatından hiçbir şey eksilmeden bir oruç tutma sevabına daha nail olmasına vesile olur.”

6. CEMAATLE NAMAZ KILMAK

Beş vakit namaz her Müslüman üzerine farzdır. Fakat namazları cemaatle kılma hususunda gerekli itina gösterilememektedir. Fakat cemaatle namazının ehemmiyetine dair pek çok hadis-i şerif vardır. Bizler de Ramazan-ı Şerif’te cemaatle namaz hassasiyetimizi daha çok artırmalı tüm namazlarımızı cemaatle kılmaya gayret etmeliyiz.

Peygamber Efendimiz’in, namazı cemaatle kılmaya teşvik eden hadîs-i şerîflerinden bâzıları şöyledir:

“Cemaatle kılınan namaz, kiflinin yalnız kıldığı namazdan yirmi yedi derece daha fazîletlidir.” (Buhârî, Ezân, 30)

7. TEHECCÜT NAMAZI KILMAK

Teheccüd namazı Yatsı namazının ardından fecre kadar geçen süre içinde uykudan kalkıp namaz kılma ve bu süre zarfında kılınan nâfile namaz, gece namazıdır.

Teheccüd namazı Peygamber Efendimizin devamlı kıldığı ve müslümanlara kılmalarını buyurduğu ve önerdiği çok güçlü bir sünnettir ve müstehaptır. Hadis alimleri, sahabeler teheccüd namazı ile alakalı birtakım hadisler rivayet etmiştir. Bazı hadislere göre farzlardan sonra en kıymetli namaz teheccüd namazıdır biçiminde buyurulur. Teheccüd namazı gece kılınır ve en azı 2, en çoğu da 8 rekattır.

2 ile 8 rekat arasında kılınması önerilen teheccüd namazını ikişer rekat ya da dörder rekat kılabilirsiniz. Teheccüd namazı gecenin 3’te ikisi geçtikten sonra, imsak zamanına kadar olan vakitte kılınırsa daha faziletli olur.

Teheccüd namazı, yatsı namazını kılıp bir miktar uyuduktan sonra kalkılıp gece kılınan nafile bir namazdır. Hz. Peygamber (s.A.S.) şöyle buyurmuştur:”Her kim geceleyin uyanır, ailesini de uyandırır ve iki rekât namaz kılarsa, Allah’ı çok zikreden erkekler ile kadınlardan kaleme alınır.” (Ebû Dâvûd, Tatavvu’, 18)Başka bir hadiste de, “Farz namazlardan sonra en faziletli namaz gece namazıdır” (Müslim, Sıyâm, 202; Ebû Dâvûd, Sıyâm, 55) buyrulmuş olması, gece kılınan nafile namazların gündüz kılınanlardan faziletli olduğuna işaret etmektedir.

8. DUA ETMEK

İbâdetlerin özü olan dua da, kulun benliğinden sıyrılarak Rabbine sığınmasıdır. Allah ile kul arasında en mühim bir manevi bağ durumundadır. Bu bağı koparanlar, Hak katındaki değerlerini de zayi etmiş olurlar. Ramazan ayında bilhassa gecelerde ve oruçlu iken rabbimize yalvarmalı ve ona sığınmalıyız.

Nitekim âyet-i kerîmede buyrulur:

“(Resûlüm!) De ki: Sizin (kulluk ve) yalvarmanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin?!..” (el-Furkân, 77)

9. TEVBE VE İSTİĞFAR ETMEK

Ramazan ayı af ve mağfiret ayıdır. Ramazan-ı Şerif’i layıkıyla ihya edenler, sayısız nimetlere nail olurlar. Ona duyarsız kalanlar ise, dehşetli bir mahrumiyete dûçâr olurlar. Zira hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz şöyle buyurur:

“Cebrâîl (a.S.) bana göründü ve; «Ramazan’a erişip de günahları affedilmeyen kimse rahmetten uzak olsun!» dedi. Ben de «Âmîn!» dedim…” (Hâkim, IV, 170/7256; Tirmizî, Deavât, 100/3545)

Yine Hazret-i Peygamber: “Ben, günde yüz kere istiğfar ederim…” (Müslim, Zikir, 42) buyurmuşlardır.

10. ZEKAT VE FİTRE VERMEK

Zekat, belli bir miktarın üstünde mala sahip olan zenginlerin, hicri takvime göre yılda bir defa mallarından % 2,5 nispetinde Allah için vermeleridir. Zekat; fakirlere, yoksullara, zekat toplayan memurlara, gönülleri İslam’a ısındırılacak olan kimselere, hürriyetlerini satın almaya çalışan kölelere, borçlulara, Allah yolunda çalışanlara ve yolda kalanlara verilir. (et-Tevbe, 60) Zekat vermek Ramazan ayına mahsus değildir. Ramazan ayının haricinde her hangi bir ayda da zekat verilir. Ancak Ramazan ayı ibadetlerin ve amellerin katlandığı bir ay olduğundan fakir fukarayı gözeterek daha fazla sevap alabilmek için genelde zekatlar Ramazan ayında verilmesi uygun görülmüştür.

Ramazan Bayramı’na yetişen ve temel ihtiyaçlarının dışında belli bir miktar mala sahip olan Müslümanların kendileri ve velayetleri altındaki kişiler için yerine getirmekle yükümlü bulundukları mali ibadete fitre denir. Ramazan ayı içinde fitreleri vermek gerekir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz