Özgüven Eksikliği Sebepleri ve Çözüm Yolları

0
194
Görüntüleme

Özgüven (Benlik Saygısı) kişinin kendiyle ilgili yapmış olduğu değerlendirme sonrasında kendisinden memnun olup olmaması, kendisini bedensel ve psikolojik olarak yeterli, kuvvetli, önemli, başarılı sağlam bulup bulmamasıyla, kendini nasıl bulduğuyla ilgili bir kavramdır. Kişinin kendisinden hoşnut olması benlik saygısının ve özgüvenin yüksek olduğunun göstergesidir. Kişinin sahibi olduğu özgüven hem kendi iç dünyasında hem kişiler arası ilişkilerde hem de iş yaşamında büyük önem arzeder. Benlik saygısı (özgüven) kişinin diğer insanlarla nasıl ilişkiler kuracağını, ilişki içinde ki pozisyon ve gücünü belirlemede ki en önemli psikolojik özelliktir. Bir kişinin özgüveninin olmaması diye bir şey söz konusu değildir. Yalnızca düşük ve yüksek özgüvene sahip olmak olarak tanımlanan durum vardır.

ÖZGÜVEN DUYGUSU NASIL OLUŞUR?

Doğduğumuz andan itibaren bilinçli veya bilinçsizce bazı davranışlar sergileriz ve her davranışımıza karşı çevrede ki insanlardan özellikle ailemiz tarafından geribildirimler alırız. Diğer insanlar bizler için birer ayna görevi görürler. Büyüme evresi boyunca çocuk, yapmış olduğu her davranışa karşı çevreden aldığı tepkileri değerlendirir ve yapmış olduğu şeyin ve iyi veya kötü olduğuna dair bir sonuca ulaşır.

Çocuk bir davranış sergiledikten sonra çevresinde ki insanlar ona gülümsüyorlarsa, takdir ediyorlarsa, saygı ve sevgi gösteriyorlarsa, yapmış olduğu davranışı onaylayıp, beğeniyorlarsa çocuk iyi bir şey başardığını ve kendinin iyi şeyler yapan ve başaran biri olduğu hissini yaşayacak, kendinin kıymetli ve yeterli olduğuna dair bir inanç geliştirecektir. Ancak bunun tam tersine çocuk bir davranış sergilediğinde çevresinde ki insanlar ona devamlı kızıp, bağırıp eleştiriyorlarsa hatta çocuğu yapmış olduğu şeyler için cezalandırıyorlarsa çocuk kötü, yetersiz biri olduğu hissine kapılacak ve kendinin yetersiz beceriksiz hatta cezalandırılmayı hak eden biri olduğuna inanmaya başlayacaktır.

Örneğin yapmış olduğu fotoğrafı babasına gösterip ‘’baba bak fotoğrafım nasıl olmuş’’ diye soran bir çocuğa babasının çok güzel olmuş demesi durumunda çocuk başarılı ve yetenekli biri olduğunu düşünecektir. Ya da tam tersi güzel olmamış hatta abin senden daha güzel resim yapıyor biçiminde bir karşılaştırmaya maruz kalması durumunda çocuk kendisini yetersiz ve diğerlerinden daha aşağı görecektir. Böyle durumların pek çok kez tekrarlanması yolu ile çocuk kendisini yetersiz görmeye başlayacak ve başka şeyler yapmaktan uzak durmaya duracak, yanlış yapma ve eleştirilme korkusuyla kendisini değersiz hissettirecektir.

Çocukluk döneminde duygusal, cinsel veya fiziksel olarak istismara uğrayan, duygusal ve fiziksel ihtiyaçları yeterli seviyede giderilmeyen, ailesinin beklentileri yüksek olan, sık sık hastalanan veya kronik sağlık problemleri yaşamakta olan fertlerin benlik saygıları daha düşük olmaktadır.

Eleştirilen, yapmış olduğu olumlu şeyler değersizleştirilen veya görmezden gelinen, sık cezalandırılan, davranışları konusunda engellenen kişilerin özgüvenleri daha düşük olmaktadır.

Özgüven kişinin bir şeyler yapmaya çalışıp başarı duygusu yaşamasıyla gelişebilen bir durumdur. Bazı ebeveynler çocuklarına kötü davranmazlar ama aşırı koruyucu davranışlar sergileyerek her şeyi çocuğun yerine yapmaya kalkarlar. Kendi başına hiç bir şey yapmayan çocuğun, güçlükları aşıp başarma duygusunu yaşayamadığı için ya özgüveni daha az olacaktır veya altı boş bir özgüven duygusu yaşayacaktır. Altı boş özgüven duygusuna sahip bireyler büyüyüp sosyal hayata veya iş yaşamına atıldıklarında ciddi anlamda güçlük yaşamakta ve çevrelerinden yoğun bir yardım istemektedirler. Bu tip durumlarda bağımlı kişilik fonksiyonları de sıkça gözlemlenmektedir.

İDEAL BENLİK ve GERÇEK BENLİK ARASINDA Kİ FARK

Herkesin kafasında (iç dünyasında) yarattığı ideal bir benlik ve diğerleri tarafından koşulsuzca sevilme isteği vardır. Büyüme sürecinde çocuk doğal hali ile davrandığında çevresinde ki kişilerin olumsuz tepki vermesi durumunda kendi doğal davranışından uzaklaşarak sevgi ve ilgi kazanmak için çevrenin istediği şekilde davranmaya başlar. Ancak bu durumda kişi kendi gerçek duygu, istek ve davranışlarını bastırdığı için ‘’ben olmayan’’ bir benlik yaratır. Ortaya konan (diğer insanlara gösterilen) benlikle, ideal benlik arasında ki fark büyüdükçe kişi mutsuzlaşır. Bu bireyler depresyona, sosyal fobi gibi kaygı bozukluklarına, daha yatkındırlar.

ÖZGÜVEN EKSİKLİĞİNİN BELİRTİLERİ

  • Karar almada zorlanma.
  • Sıkça başkalarına ihtiyaç duyma.
  • Kendi adlarına risk alamama.
  • İlişkilerde sınır koyamama.
  • Diğerleri tarafından kullanılma, hayır diyememe.
  • Sosyal ortamdan kaçınma, konuşma-sunum yapmaktan çekinme.
  • Fikrini söyleyememe, söylerse onaylanmayacağı veya küçük düşeceğine inanma.
  • Utanç, suçluluk, sevilmeme hissi.
  • Eleştirilere karşı hassas olma.
  • Bazı depresyon belirtileri sergileme, karamsarlık.
  • İçe kapanma, asosyal olma.
  • Kendini yetersiz, başarısız, değersiz, beceriksiz olarak değerlendirme.
  • Fiziksel görünüşünü beğenmeme.
  • Olumlu başarılı yönlerini görmezden gelme.
  • Olaylardan çabuk ve yüksek seviyede olumsuz etkilenme, hızla umutsuzluğa kapılma.
  • Diğer insanlar tarafında reddedileceğine, önemsenmediğine inanma.
  • Düşük beklentilere sahip olma.

ÖZGÜVEN EKSİKLİĞİ NASIL GİDERİLİR (ÖZGÜVEN EKSİKLİĞİ TEDAVİSİ)

Benlik saygısı bireyin kişilik yapısı ile direk olarak ilişki bir özellik olduğu için geliştirilmesi için profesyonel bir müdahale gerekiyor. Gerçek anlamda özgüven eksikliğinizi gidermek istiyorsanız. Uzman bir psikologdan destek almanız gerekiyor. Özgüven eksikliğini gidermek veya özgüveninizi çoğaltmak için uygulanmakta olan pek çok farklı psikoterapi yöntemi bulunur. Bunlar arasında en ön plana çıkan iki terapi yaklaşımı bilişsel davranışçı psikoterapi ve dinamik yönelimli psikoterapidir.

Bilişsel davranışçı psikoterapide kişinin dünyayı, kendisini ve diğer insanları algılayış biçimi yeniden ele alınarak kişinin olaylara daha rasyonel bakması hedeflenir. Bu sürecin ardından kişinin bu gününü etkileyen algılarının geçmişte nasıl oluştuğu ele alınarak geçmiş yaşam olaylarına müdahale edilmesi yolu ile benlik kavramı yeniden yapılandırılır. Dinamik psikoterapi yönteminde ise kişinin geçmişten bugüne yansıyan tecrübeleri, tekrar eden davranış ve olay döngüleri yeniden ele alınarak düzenlenir.

Bunun beraberinde yaşam koçluğu, hipnoz, nlp gibi bilimsel temeli olmayan yöntemler ile özgüveninizi geliştirebileceğinizi veya daha yüksek özgüvenli biri olabileceğinizi dile getiren kişilerden uzak durmanızın önemli olduğunu belirtmek isterim.

Son olarak özgüveni arttırmanın en etkili ve realist yolu psikolojik destek ve psikoterapi olsa da bazı küçük tavsiyeler bu konu da yardımcı olabilir.

  • Olumlu yanlarınızı keşfedin.
  • Hayatta başardığınız şeylerin listesini yapın.
  • Hayatta sizin için önemli olan şeyleri ve ulaşmak arzu ettiğiniz amaçları belirleyin ve ulaşma yollarını araştırın.
  • Olumsuz iç konuşmalarınızı yakalayın ve pozitifleriyle değiştirin.
  • Hedeflerinize ulaşmak için süreci küçük adımlara bölerek başlayın.
  • Görünüşünüze, giyiminize dikkat edin.
  • Unutmayın özgüveniniz arttıkça başarmayacaksınız, bir şeyler yaptıkça-başardıkça özgüveniniz artacak.
  • Dik bir oturuşunuz olsun.
  • Mükemmel olmaktan vazgeçin.
  • Hobiler ve yeni arkadaşlar edinin
  • Şikayetçi olmaktan ve kendinizi eleştirmekten vazgeçin.
  • Size yönelik olumlu geri bildirimleri kabul edin.
  • Sizi destekleyen kişilerle daha çok zaman geçirin

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz