Öfkenizi Kontrol Etmenin Yolları

0
77
Görüntüleme

Çocuklarınız sözünüzü dinlemediğinde kan beyninize sıçrıyor mu? Trafikte kolayca sinirleniyor ve öfke patlaması mı yaşıyorsunuz? Öfke bir hayli doğal ve daha sağlıklı bir duygu durumu olmasına karşın kontrol edilemediği taktirde yıkıcı olabilir. Öfke patlamaları kronikleştiğinde vücudumuzu, psikolojimizi ve sevdiklerimizi olumsuz yönde etkiler. Fakat ümitsiz olmayın! Öfke kontrolünü sağlamak doğru yöntemler ile bir hayli kolaydır.

Dilerseniz şimdi öfkenizi kontrol edemediğinizi düşündüğünüz anlarda kullanabileceğiniz 10 tekniğe göz atalım:

1. Öfkelenmeye başladığınızı hissettiğinizde kendinize nefes alacak zaman tanıyın

Eğer ani bir öfke nöbeti yaşamaktaysanız ve kan beyninize sıçradıysa kısa bir süreliğine de olsa kendinize vakit ayırın ve diyaframınızdan derin bir nefes alın. Kendinize “rahatla”, “sinirlenecek bir şey yok”, “sakinleş” gibi rahatlatıcı telkinlerde bulunun. Öfkenizin yatışmaya başladığını hissedene kadar nefes egzersizine ve kendinize telkinlerde bulunmaya devam edin.

2. Öfkenizi doğru biçimde ifade edin

Öfkeyi dışa vurmak her ne kadar içimize atmaktan sağlıklı olsa da bunu doğru bir biçimde yapmak önemlidir. Yaşadığınız öfke patlamasının ilk etkileri geçtikten ve biraz sakinleştikten sonra kendinizi sakince ve olabildiğince açık bir biçimde karşınızdaki kişiye ifade etmeye çalışın. Öfkelenmenize sebep olan endişelerinizi ve ihtiyaçlarınızı karşınızdaki kişiyi incitmeden, soğuk kanlı bir biçimde ifade etmeye özen gösterin.

3. Öfkenizi spor yaparak dışa vurun!

Spor, yürüyüş gibi fiziksel aktiviteler kendimizi daha mutlu ve rahat hissetmemizi sağlamayı başaran serotonin hormunu salgısını artırdığı gibi öfkelenmemize yol açan stres ve gerginliğin azaltılmasına da yardımcı olur. Öfkenizin tırmanmaya başladığını hissettiğiniz anlarda açık havada yapacağınız kısa bir yürüyüş veya sevdiğiniz ayrı bir fiziksel aktiviteyle ilgilenmek tüm gerginliğinizi alacaktır.

4. Stres seviyenizin yükseldiğini hissettiğinizde kısa molalar verin

Gün içinde stres seviyenizin yükselmesine ve öfkelenmenize sebep olan belirli olaylar var ise böyle anlarda kendinize kısa bir mola verin. Birkaç dakikalık sessizlik hem kendi düşüncelerinizi çok daha iyi anlamanıza hem de sinirlenmenize sebep olan olayları daha rahat atlatmanıza yardımcı olur.

5. Öfkelenmenize yol açan nedenlere değil çözümlere odaklanın!

Sinirlerinizi bozan şeylere odaklanmak yerine bu durumla nasıl baş edebileceğinize odaklanmaya çalışın. Çocuklarınızın odalarının devamlı dağınık olması sizi çıldırtıyor mu? Odalarının kapısını kapatın. Eşinizin akşam yemeğine devamlı geç kalması sinirlerinizi mi bozuyor? Yemek saatini biraz daha geriye alın veya eşinizle konuşarak belirli akşamlarda ayrı ayrı da yemek yiyebileceğinizi ifade edin. Duygularınıza ayrı bir açıdan bakmayı öğrenmek kontrolünüzde olmayan durumlarla çok daha rahat baş edebilmenizi sağlar.

6. Öfkelenmenize yol açan durumlarda “Sen” yerine “Ben” dilini kullanın

Sinir kat sayınızı yükselten durumlarda karşınızdaki kişiyi eleştirmek ve suçlamak sadece gerilimin daha da artmasına neden olur. Böyle durumlarda karşı tarafı suçlayıcı “sen” ile başlayan cümleler yerine duygularınızı ifade edebilmenizi sağlayacak “ben “dilinde cümleler kurmaya çalışın. Örneğin eşinizin bulaşıklara yardım etmemesi canınızı sıkıyorsa hislerinizi “Ev işlerinde hiç yardımcı olmuyorsun!” demek yerine “Yemeği yer yemez masadan kalkman ve bana yardımcı olmayı teklif etmemen beni gerçekten üzüyor” biçiminde ifade edebilirsiniz.

7. Öfkenin sizi kindar birine dönüştürmesine izin vermeyin!

Affetmeyi öğrenmek sahip olabileceğimiz en kuvvetli erdemlerdendir. Eğer öfkenin sizi yönetmesine izin verirseniz bir süre sonra kendinizi kendi yarattığınız negatif duygular hapishanesinde bir esir olarak bulabilirsiniz. Öfke anlarınızda karşı tarafı affetmeniz hem içinde bulunduğunuz durumu soğukkanlılıkla değerlendirebilmenizi hem de ilişkilerinizin kuvvetlenmesini sağlar.

8. Gergin anlarınızda mizahın gücünden faydalanın!

Öfkelenmeye başladığınızı hissettiğiniz anlarda biraz gülmek tüm gerginliğinizi alacaktır. Başınıza gelen, sinirlenmenize sebep olan olayların komik taraflarını görmeye çalışın. Kendinize gülmeyi öğrenmek en başta sinirlenmenize sebep olan olayların etkisini azaltarak gerçekçi olmayan beklentilerinizi daha kolay fark etmenizi sağlar.

9. Öfkelenmek yerine iletişim becerilerinizi geliştirmeye çalışın!

Karşımızdaki kişilerle doğru iletişim kurduğumuzda hem öfkelenme muhtemellerimiz azalır hem de güvene dayalı ilişkiler kurabilme şansımız artar. Bu güven duygusu sonraki iletişimlerimiz için de pozitif bir başlangıç yapabilmemize olanak sağlar. Karşılıklı konuşmalarda kullanılabilecek en iyi iletişim egzersizlerinden biri karşınızdakinin söylediklerini “seni doğru anladığımdan emin olmak istiyorum..” diyerek kendi cümlelerinizle, anladığınız şeklide sesli olarak tekrar etmektir. Böylelikle muhtemel anlaşmazlıkları başlamadan sonlandırabilir, lüzumsuz öfke nöbetlerini kendinizden uzaklaştırabilirsiniz.

10. Öfkenizle baş edemediğiniz durumlarda uzman bir destek almaktan çekinmeyin!

Öfke kontrolünü öğrenmek bu konu da sorun yaşamakta olan herkes için başlı başına bir mücadeledir. Eğer tüm çabalarınıza rağmen öfkeniz sonradan pişman olacağınız veya çevrenizdeki kişilerin kırılmasına yol açan davranışlara neden oluyorsa bu konu da profesyonel bir psikolog ile görüşmenizin zamanı gelmiş demektir.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz