Obezite ve Çevresel Faktörler

0
50
Görüntüleme

 

Bisfenol A, gelecek nesillerin obezitesini belirliyor

Epigenetik değişimlerin sonraki nesillere aktarılabildiğini ve çevresel faktörlerin etkisini gösteren bir örnek, Aguti fareleri üstünde yapılan meşhur deneydir. Epigenetiğin köşe taşı niteliğinde olan bu çalışmada yiyecek ve içeceklerde, biberonlarda, pet şişelerde, diş hekimliği malzemelerinde bulunan, plastik yapımında kullanılıp güvenilirliği tartışmalara konu olan ve yağ dokuda biriken östrojen benzeri bir kimyasal bileşik olan Bisfenol A’nın etkisi incelenmişti. Aguti farelerinde Bisfenol A verildiğinde bu kimyasal metilasyonu azaltarak doğum öncesinde kimyasala maruz kalan farelerde Aguti geninin normalden daha fazla ifade edilmesini sağlıyor. Bu fareler kahverengi yerine sarı kürk rengine sahip bir biçimde doğup obezite, diyabet ve tümör geliştirmeye daha yatkın oluyor. Bu etki gelecek nesillere de aktarılabiliyor. Söz konusu deney çevresel faktörlerin hamilelikteki önemini ve gelecek nesillere aktarılabileceğini vurguluyor.Bisfenol A ile beslenen farelerin çocukları sarı renkli ve obez oluyor.

Kimyasallar obeziteye neden olabilir mi?

Beslenme, kimyasallar ve stres gibi çevresel faktörlerle yakından ilişkili olan obezite vak’alarındaki aşırı yükselmeyle endüstriyel kimyasalların kullanımındaki artışın aynı döneme denk gelmesi, hormonsal sisteme zarar veren kimyasalların vücudun kilogram kontrolü mekanizmasına zarar verebileceği fikrinin ortaya atılmasına sebep olmuş. 2006’da ise bu düşünce “obezojen hipotezi” olarak kalıplandırılmış. Hipotezi ortaya atan Grün ve Blumberg, “obezojen” terimini yağ dengesiyle uygun olmayan bir biçimde etkileşime geçerek yağ üretimine yol açan kimyasallar olarak tanımlamışlar. Birçok ağır metal, çözücüler, pestisitler ve organik fosfatlar obezojenlerdendir. Obezojen çeşitlerinin etkileşim mekanizmaları birbirinden farklı ve bir hayli kompleks olabilir. Obezojenlerin etkisi ayrıca cinsiyete, maruziyet vaktine ve genetik yatkınlığa göre de farklılık gösterebilir. Özellikle anne karnındaki aşamada kimyasallara maruziyet daha olumsuz sonuçlar doğurabiliyor. Örneğin annenin sigara kullanımıyla ile çocuktaki obezite riskindeki artış arasında bağlantı kurulmuş. Aguti deneyinde de görülmüş olduğu gibi obezojenlere maruziyetin etkileri gelecek nesiller boyunca görülmeye devam edebiliyor. Uçak yakıtları maruziyeti ile sıçanlar üstünde yapılmış 2013’te PLOS ONE’da yayımlanmış bir deney de nesiller arası geçişi gösteriyor. Bu deneyde de uçak yakıtına maruz kalan sıçanlarda gelecek nesillerde böbrek hastalıkları, obezite testis ve yumurtalık hasarları tespit edilmiş. Elde edilen bilgiler sentetik kimyasallarla birlikte çok dikkatli olmamız gerektiğini gösteriyor. Sürekli kullanmakta olduğumuz ancak etkisi henüz keşfedilmemiş kimyasalları çevremizde bulunduruyor olabiliriz. Ayrıca bilim adamları, şişmanlama sırasında maruz kalınan obezojenlerin hormonel fonksiyonu bozması dışında yağ dokuda birikmesi konusunda da endişe duyuyor. Yağ dokuda birikmiş olan zararlı içeriklerin kana salınmasının tümör oluşumuna sebep olabileceği düşünülüyor.

Temizlik ürünleri ve çocukluk obezitesi

Kimyasallar hayatımızın nerdeyse her alanında mevcut. 17 Ekim’de Canadian Medical Association dergisinde yayınlanan bir çalışma temizlik ürünleri konusunda da dikkatli olmamız gerektiğini gösteriyor. Dezenfektanlar ve doğa dostu temizlik ürünlerin maruziyetinin araştırıldığı çalışmada çoklu yüzey temizleyicileri gibi dezenfektanların sık kullanımının 3 ve dört ay arası bebeklerde Haemophilus ve Clostridium bakterilerinin seviyesini düşürüp Lanchnospiraceae bakterilerini arttırarak bağırsak florasını değiştirdiğini ve 3 yaşında beden kitle indeksini arttırdığını gösteriyor. Ancak bağırsak bakterilerini değiştirse de benzer kilogram artışı etkisi doğa dostu ürünlerde görülmemiş. Bu çalışma, temizlik ürünlerinden kirlilikten daha çok korkmamız gerektiğini ve bağırsak bakterilerinin önemini gösteriyor

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz