Mineraller Hangi Besinlerde Bulunurlar?

0
25
Görüntüleme

Vücudumuz fonksiyonlarını yerine getirmek için tıpkı vitaminler gibi minerallere de ihtiyaç duyar. Vitamin ve minerallerin eksikliği halsizlik hissine yol açabilir. Ancak eksiklik uzun sürdüğünde ve yoğun olduğunda bir çok sağlık sorununa yol açabilir. Vücudumuzun ihtiyaç duyduğu temel mineraller, bunların işlevleri ve kaynakları kısaca özetlenmiştir.

Kalsiyum

Kalsiyumun kemiklerin ve dişlerin sağlığı için çok değerli olduğu söylenir, doğrudur da ama kalsiyum yalnızca bu işe yaramaz. Kalsiyum, sinir iletimine yardımcı olur. Kasların kasılması ve gevşemesinde önemli bir rol üstlenir. Bu faydaların beraberinde kalsiyum vücutta fazla yağ birikimini önler. Bu yüzden, eğer kilogram vermeye çalışıyorsanız, kalsiyum alımınıza dikkat etmeli ve vücudunuzun kalsiyum ihtiyacını karşıladığınızdan emin olmalısınız. Yoğurt, soya peyniri, somon balığı, badem ve brokoli kalsiyum bakımından zengin besin maddeleridir.

Magnezyum

Magnezyum, vücudumuz için oldukça önemli bir mineraldir. Aynı zamanda magnezyum yer kabuğunda en fazla bulunan sekizinci elementtir. Kalsiyumla beraber çalışır ve kasların kasılmasına yardımcı olur, kan basıncını düzenler, kemik ve dişleri güçlendirir. Magnezyum ayrıca vücudumuzun pek çok kimyasal reaksiyon için de gereklidir. Aslında 300’den fazla enzimatik reaksiyona katkıda bulunur. Magnezyum, ATP üreten reaksiyonlarda yer alan enzimleri dengeler. ATP, hücrenin enerji birimidir, yani hayati derecede önemlidir. Bu sebeple kesintisiz ATP üretimi için vücudun magnezyum gereksiniminin daimi olarak giderilmesi gerekir. Magnezyum bakımından zengin besinler; kaju, ayçiçeği tohumu, fındık, ıspanak ve brokoli gibi yeşil yapraklı sebzelerdir.

Manganez

Manganez (Mn), baklagiller, balık, kuruyemiş, çay, su gibi gıda kaynaklarından kolayca elde edilebilecek temel bir minerallerden birisidir. Çeşitli enzimlerin sentezlenmesi ve aktivasyonunda rol oynar. Ayrıca glikoz ve lipidlerin metabolize edilmesinde, proteinlerin, C ve B vitaminlerinin sentezini arttırır. Manganez eksikliği, oksidatif stres (oksidaitf stres, antioksidanlar ve prooksidanlar arasındaki dengenin bozulmasıyla ortaya çıkar hücrede dengesizlik kaynaklı hasar ortaya çıkar.) ve diğer metabolik bozukluklara yol açabilir; fazlalığı ise zehirlenme ve başka bazı sağlık sorunlarına neden olur. Sonuç olarak manganez bakımından zengin gıdaları tüketmek iyidir ama aşırı miktarda tüketimden de kaçınmak gerekir.

Selenyum

Selenyum, oksidatif stres sonucu hücrelere zarar veren dengesiz molekülleri nötralize ederek, etkili bir antioksidan görevi gören bir mineraldir. Ayrıca tiroid bezimizin faaliyetlerinin düzenlenmesinde de yardımcı olur. Kümes hayvanları, deniz ürünleri, etler zengin selenyum kaynaklarıdır. Bitkisel gıdalarda da selenyum vardır.

Çinko

Çinko, bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Yaraların iyileşmesine katkıda bulunur. Yeni hücrelerin, proteinlerin ve enzimlerin sentezlenmesine yardımcı olur. Çinkonun, bazı antioksidanlarla beraber tüketildiğinde yaşa bağlı maküler oluşumun ilerlemesini geciktirdiği düşünülmektedir. Çinko için en iyi kaynaklar; kümes hayvanları, kırmızı et, fasulye, fındık, mantar, avokado vb.’dir. Çinko eksiliği vejetaryen beslenmede, çinko bakımından zengin sebzelerin iki kat fazla tüketilmesi ile giderilmeye çalışılır.

Krom

Krom, kan şekeri kontrolü için önemlidir, çünkü insülinin aktivitesini arttırır ve normal kan şekeri seviyesinin korunmasına katkıda bulunur. Kepek gevrekleri, balık ve etlerden elde etmek mümkündür.

Demir

Kan testlerimiz hemoglobin seviyelerinde bir düşüş gösterdiğinde çoğumuz demir takviyesi alıyoruz. Çünkü hemoglobin, vücudumuzdaki oksijeni taşımaya yardımcı olan proteindir ve oksijen de sağlığımız için oldukça önemlidir. Yani demir, oksijenin taşınmasına katkıda bulunur. Aynı zamanda kimyasal reaksiyonların bir parçasıdır. Kolajen, hormonlar, nörotransmiterler ve amino asitlerin sentezi için gereklidir. Yeşil yapraklı sebzeler, pancar, kırmızı et, kümes hayvanları ve tahıl ürünleri kusursuz demir kaynaklarıdır.

Bilhassa anne adayı olabilecek yaştaki bayanların hemoglobin seviyelerini korumak için düzenli şekilde demir seviyelerini izlemesi önemlidir.

Bakır

Büyükanne ve büyükbabanız bakır mutfak araç gereçleri kullanırlardı. Bakır sinilerde pişmiş yemekleri hatırlamasanız da söz edildiğini duymuşsunuzdur. Bu araç gereçler esasında çok faydalıdır çünkü vücudumuza bakır minerali sağlar. Bakırın önemi ise demirin metabolizmasına sağlamış olduğu katkıda gizlidir. Artık bakır kap kaçaklar yaşamımızda olmadığına göre bakır bakımından zengin besin maddelerini beslenme programımızdan eksik etmemek gerekir. Bakır gereksinimini karşılayabilmek için fındık, kabuklu deniz ürünleri, ciğer, kuru erik ve karabiber tüketebiliriz.

Fosfor

Fosfor, kanda lipid taşıyan fosfolipitler ile DNA’nın ve RNA’nın bir parçasıdır. Fosfor ayrıca kemiklerimizi ve dişlerimizi muhafaza etmeye yardımcı olur ve besin maddelerinin hücrelere giriş çıkışına katkıda bulunur. Fosfor, süt ve süt ürünlerinde, et, balık, kümes hayvanları, yumurta, patates, badem vs.’de çok miktarda bulunmaktadır.

Florür

Florür, diş sağlığının korunmasında kilit rol oynar ve kuvvetli kemik oluşumunu destekler. Düzenli olarak yapılan florür tedavileri, diş boşluklarının oluşumunu önlemeye yardımcı olur. Bazı deniz balıkları iyi bir florür kaynağıdır. Genel olarak florür, florlanmış su ve diş macunlarından sağlanır. Ancak, çocuklar tarafından alınan florür miktarı konusunda dikkatli olunmalıdır çünkü aşırı miktarda florür genç insanlara zarar verebilir.

İyot

Vücudumuzun metabolizmasını düzenleyen, vücut sıcaklığımızı korumamıza yardımcı olan ve kas fonksiyonunu, üremeyi ve büyümeyi etkileyen tiroid hormonlarını üretmek için vücudumuzun iyoda ihtiyacı vardır. İyot, orkinos ve morina balığı, genel itibari ile deniz ürünleri, süt, yoğurt ve peynir gibi bazı gıdalarda doğal olarak bulunmaktadır. Eksikliğinden kaçınmak için tuzlar iyot eklenerek üretilir. Ancak yüksek seviyede iyot tüketmek de “guatr” gibi problemlere neden olabilir.

Molibden

Hücrelerimizde eser miktarda bulunan molibden de birkaç enzimin işlevi için hayati önem arz eder. Eksikliği nadiren görülür. Baklagiller, tahıllar, fındık ve süt ürünlerinden kolaylıkla elde etmek mümkündür.

Klor

Klorür vücudumuzdaki sıvıları dengeler ve sindirime yardımcı olur. Sofra tuzu, soya sosu ve diğer işlenmiş gıda maddelerinde bulunmaktadır.

Potasyum

Potasyum, kas kasılmaları, vücut sıvılarının bakımı, düzenli kalp atışı ve sinir iletimi için gereken önemli bir mineraldir. Düzenli olarak et, süt, muz, portakal, greyfurt, barbunya ve soya fasulyesi tüketilmesi potasyum seviyesini korumanıza yardımcı olabilir.

Sonuç

Mineraller, yukarıda ayrıntıları belirtilmiş olan önemli vücut fonksiyonlarının yerine getirilmesinde çok büyük bir öneme sahiplerdir. Onlar, eksikliği durumunda önemi fark edilen sessiz işçilere benzerler. Üstelik yetersizlikle aşırı tüketim arasında ince bir çizgi vardır. Eksiklik de fazlalık gibi vücuttaki bazı fonksiyonların aksamasına yol açabilir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz