İnflamatuvar Bağırsak Hastalıkları

0
49
Görüntüleme

İnflamatuvar bağırsak hastalığı (İBH) bir kronik hastalıklar grubudur. Bağırsakların iç duvarında şiş ve hasarlı dokularla karakterize bu hastalıkların şiddet derecesi zamanla ve hastadan hastaya değişmektedir. Aktif hastalık dönemleri geçici düzelme dönemleriyle dönüşümlü olabilir. Hastalığın alevlenmesi sırasında hasta sık sık sulu ve/ya da kanlı ishal, karın ağrısı, kilogram kaybı ve ateşlenme dönemleri geçirebilmektedir. Bu alevlenmeler arasında hastalık belirtileri sıklıkla azalmaktadır. Birçok hasta diğer bir alevlenme olmadan uzun iyileşme dönemlerinden geçebilmektedir.

İltihabi bağırsak hastalığının sebebi bilinmemekle beraber bir genetik yatkınlık, bir viral hastalık ve/ya da çevresel bir faktör tarafından tetiklenmiş bir otoimmün sürece bağlı olduğu düşünülmektedir. İBH her iki cinsi de eşit derecede etkilemekte ve en sık sanayileşmiş ülkelerde yaşamakta olan beyaz tenlilerde görülmektedir. En sık görülen iltihabi bağırsak hastalıkları Crohn hastalığı (CH) ve ülseratif kolitten (UK) ibarettir. Her ikisi de her yaştan kişiyi etkilemekle olguların çoğuna ilk defa 15-35, daha küçük bir kısmına 50-70 yaşları arasında tanı konmaktadır. Mide-bağırsak yakınmalarına ilaveten bu iki hastalıktan etkilenmiş çocuklarda gelişme ve büyüme geriliği görülebilir. Bu hastalıklardan birine erken yaşta yakalandığı belirlenmiş kişilerde ileri yaşlarda kolon kanseri gelişme riski artmıştır.

Crohn hastalığı ağızdan anüse kadar mide-bağırsak kanalının herhangi bir kısmını etkileyebilmekle beraber birincil olarak ince bağırsağın (ileum) son kısmı ve/ya da kolonu (kalın bağırsağın bir kısmı) tutmaktadır. Crohn hastalığında etkilenmiş bağırsakta normal doku arasında hastalıklı doku da bulunabilir. İltihaplanma ince bağırsaklar/kolonun derin dokularına nüfuz ederek bağırsakların içinde ülserler ya da atık maddelerin başka alanlara gitmesine olanak tanıyan tüneller biçiminde fistüller oluşturabilirler. Bu hastalığın diğer komplikasyonları bağırsak tıkanmaları, kanayan dokulara bağlı anemi (kansızlık) ve enfeksiyonları içerebilir. Crohn hastalarının yaklaşık üçte iki ila dörtte üçü hastalığın ileri döneminde cerrahiye gerek duyacak, ince bağırsak/kolonun hasarlı bölümleri çıkartılacak ya da tıkanıklık ya da fistül tedavi edilecektir.

Ülseratif kolit (UK) birincil olarak kolonun iç yüzünü etkilemektedir. Crohn hastalığı ve ülseratif kolit (UK) hastalığı belirtileri benzeşebilmekle beraber UK yamalar biçiminde değil tam tersine kesintisiz doku iltihaplanmalarına neden olur. İltihaplanma genelde anüsten başlayıp kolona doğru ilerler. UK’de kanlı ishale daha sık rastlanabilmektedir. UK’nin en ciddi komplikasyonu, esasen kolonun bir kısmının paralize olduğu göreceli olarak seyrek görülen toksik megakolondur. Atık maddeler bu felç olmuş bağırsak segmenti içinden geçemediğinden kolonu genişletir. Bu durum karın ağrısı, ateşlenmeler ve güçsüzleşmeye neden olabilir, tedavi edilmeden bırakılırsa yaşamı tehdit edebilir.

Testler

İnflamatuvar bağırsak hastalığı (İBH) tanısı esasen laboratuvar dışı testlerle konmakla beraber laboratuvar testleri ishal, karın ağrısı ve kolitin diğer nedenlerini dışlamanın önemli bir aracıdır. Diğer nedenler viral ya da bakteriyel enfeksiyonlar, bakteriler, ilaçlar, karın ya da pelvis ışın tedavisi, kolon kanseri, çölyak hastalığı ve kistik fibroz gibi çeşitli kronik rahatsızlıkları içermektedir.

Laboratuvar testleri

İshal ve iltihaplanmanın diğer nedenlerini dışlamak amacı ile testler istenebilir:

Gaita kültürü -Bakteriyel enfeksiyonu araştırmak için
Gaitada Yumurta ve parazit testi bakterileri belirlemek için
Clostridium difficile testi -Antibiyotik tedavisinden sonra görülebilen bakteriyel enfeksiyonun oluşturmuş olduğu toksini saptamak için
Dışkıda lökosit (WBC) arama
Çölyak Hastalığı testleri
İBH’ye özgü olmamakla beraber İBH ile ilişkili iltihaplanma ve anemiyi belirlemek ve değerlendirmek için testler uygulanabilir. Örneğin: İltihaplanmayı belirlemek için ESR (Sedimantasyon-RBC çökelme hızı)
İltihaplanmayı araştırmak için CRP (C-reaktif protein)
Anemiyi belirlemek için tam kan sayımı
İltihaplanmayla ilişkili bir protein olan kalprotektinin, bir iltihap belirteci olarak İBH’na tanı koymaya ve izlemeye yardımcı olma amacı ile, gaita (dışkı) numunelerinde ölçümü giderek daha fazla ilgi çekmektedir. Bu hastalarda nüksleri öngörmede faydalı bir test olduğu kanıtlanabilir.

İnflamatuvar bağırsak hastalığıyla ilişkili belirteçleri saptamak için birkaç kan testi mevcuttur. Bu testlerin bir kısmı vücudun belli bazı antijenlere karşı oluşturmuş olduğu antikorları test etmektedir. Klinik açıdan yaygın biçimde kullanılmamalarına rağmen kimi zaman Ulseratif Kolit (UK) ile Crohn Hastalığı (CH) arasında ayrım yapmak için bu testler istenebilmektedir. Testler bu her iki hastalığı tanı koymaya yetecek duyarlılık ya da özgüllüğe sahip olmamalarına rağmen doktora ilave bilgiler verebilirler. Bu testler :

pANCA (Perinükleer antinötrofilik sitoplazmik antikor ): Ülseratif kolitli olanların yaklaşık % 50’si, Crohn hastalarının ise sadece ortalama % 5-20’sinde pANCA saptanır.
ASCA (Saccharomyces cerevisiae antikorları), IgG ve IgA: Crohn hastalarının yaklaşık % 40-50’sinde ASCA IgG ve/ya da IgA bulunur. UK hastalarının aşağı yukarı % 20’sinde ASCA IgG, % 1’inden azında ise ASCA IgA bulunur.
Anti-CBir1 (Clostridium türüne karşı oluşan antikorlar): Crohn hastalığı olgularının yaklaşık % 50’siyle ilişkili olduğu saptanmıştır..
Anti-Omp C (Escherichia coli antikorları): hızla ilerleyen Crohn hastalığıyla ilişkilidir.
Anti-I-2 (Pseudomonas fluorescens antikorları)

Laboratuvarda yapılmayan testler

Bu testler UK ve CH’nin tanınması ve izlenmesine yardımcı olmak için kullanılıyor Bağırsakların yapısı ve dokularında oluşan karakteristik değişiklikleri araştırmak ve tıkanmaları saptamak için kullanılabilirler. Test sırasında bağırsakların delinmesi gibi küçük bir olasılık sebebiyle akut atak ya da alevlenme zamanlarında dikkatli olunmalıdır.

Röntgen (batın filmi), bariyumlu kontrast boya bağırsakların değerlendirilmesine olanak tanımaktadır.
Sigmoidoskopi: Kolonun son 60 cm’lik bölümünü incelemek için kullanılacak olan ince bir tüple muayene.
Kolonoskopi: kolonun tümünü incelemek ve kolondan doku parçası (biyopsi) alabilmek için kullanılacak olan ışık ve kamera düzeneği bulunan ince bir tüple muayene
Biyopsi: hücre yapılarında iltihaplanma ve anormal değişiklikler için kolondan doku numuneleri alma işlemi
İnflamatuvar bağırsak hastalığının tedavisi iltihaplanmanın azaltılmasına, ağrı ve ishal gibi yakınmaların giderilmesine, mümkün olduğunda hasarlanmayı kontrol altına alıp iyileştirmeye, komplikasyonları tanımlama ve ele almaya, besleyici madde eksikliklerini tamamlamaya yöneliktir. İnflamatuvar bağırsak hastalığı genelde bir alevlenme, ardından geçici bir iyileşme biçiminde seyrettiğinden bu hastaların gereksinmeleri kişiden kişiye ve zamanla değişecektir.

Crohn ya da ülseratif kolit hastalarının düzenli aralıklarla izlenmesi, hastaların doktorlarıyla işbirliği yaparak sağlık durumları hakkında eğitilmeleri gerekecektir. Beslenme alışkanlıkları, yaşam tarzlarında değişiklikleri, istirahat ve stres azaltımı hastanın yaşam standardının iyileştirilmesine ve geçici iyileşme sürecinin uzatılmasına yardımcı olabilmesine rağmen inflamatuvar bağırsak hastalığının alevlenmesini engelleyemezler. Akut hastalık belirtileri çeşitli ilaçlarla tedavi edilmektedir. Bu ilaçlar etkili olmalarına rağmen yan etkileri sebebiyle birçoğu sadece kısa süreler verilebilmektedir. Güncel tedaviler kortikosteroidler, antienflamatuarlar, bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar ve antibiyotikleri içermektedir. İBH tedavisinde biyolojik tedaviler, canlı organizmalardan türetilen ilaçlar ve türevleri (proteinler gibi) kullanılabilmektedir. Tümör nekroz faktörünü (TNF) bloke etme ve etkinsizleştirmeye yönelik ilaçlar (anti-TNF denilen) bu gruptan ilaçlara örnektir.

Hasarlı dokuyu çıkartmak, fistülleri tedavi etmek ve tıkanıklığı gidermek için sonunda bir ya da daha fazla sayıda cerrahi müdahale gerekli olabilir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz