Egzersizle Yağlar Kasa Dönüşür mü?

0
25
Görüntüleme

Kas antrenmanları sayesinde vücuttaki yağların kasa dönüşeceği yönünde yaygın bir inanış var. Hatta spor eğitmenlerinin bazı yorumları bile bu yanlış bilgiye sahip olduklarını gösteriyor. Lafı hiç uzatmadan hemen soruyu yanıtlayalım: Nasıl ki elmayı armuda dönüştüremezsek yağları da kasa çeviremeyiz. Bilimsel açıdan bunun niçin mümkün olmadığını öğrenmek istiyorsanız okumaya devam edebilirsiniz.

Yağ Neden Kasa Dönüşmez?

Çünkü bu ikisi ayrı şeylerdir. Vücudumuzdaki yağ denildiğinde iki şey anlaşılır. Birincisi lipid denilen hücrelerimizin bir parçasını oluşturan kimyasallar. İkincisi ise yağların depolandığı adipoz hücreleri. Ne kimyasal yağlar ne de adipoz dokular, kas dokusuna dönüşemez. Kas dokularımız miyositlerden, adipoz dokuları ise adipositlerden oluşur. Bu hücreler “farklılaşmış” hücrelerdir. Yani diğer bir hücreye dönüşemeyecek, vücuttaki görevi ile alakalı seçimi tamamlamış olan hücrelerdir. Bu yüzden ne adipozun kas hücresine ne de kas hücresinin adipoz hücresine dönüşmesi mümkün değildir.

Adipoz dokuları ve kas dokuları birbirine dönüşemez.
Not: Bazı hayvanlarda söz gelimi bazı amfibi türlerinde “farklılaşmış” hücrelerin, “yeniden farklılaşması” mümkündür ancak insan vücudunun hücrelerinde bu özelliği gösteren bir hücre türü yoktur.

Yağların Kaybetme ve Kas Kazanma Süreci Nasıl işler?

Bu ikisi birbirinden bütünüyle farklı ve hemde birbirinin tersi süreçlerdir. Yağ yakmak için vücudumuzun ihtiyaç duyduğu kaloriyi almaması gerekir. Kas kazanmak için ise kalori gerekir. Peki bu bir paradoks değil mi?

Vücudumuzun en temel enerji kaynağı glikoz ve früktoz gibi karbonhidratlardır. Glikoz yağlara ve proteinlere kıyasla enerjiye daha hızlı erişim sağlar. Öte yandan yağlar, glikozun bulunmadığı zamanlarda kullanılmak üzere depolanmış moleküllerdir.

Egzersiz ve diyet yapılmayan bir dönemde kanımızın glikoz seviyesi, yemeklerden sonra yükselir. Bu durumda hücrelerimizin ihtiyaç duyduğu enerji, kanımızdaki glikozla giderilir hatta ihtiyaçtan fazlası var ise depolanır. Bir iki saat kadar sonra kanımızdaki glikoz tükenir. Bu aşamada vücudumuz enerji ihtiyacını karşılayabilmek için glikojen rezervlerini devreye sokar, bu rezervlerin de tükenmesi sonrasında sıra yağ rezervlerine gelir.

Sıkı bir antrenmanda kas dokularımız kanepeye uzanmamıza kıyasla daha fazla enerjiye ihtiyaç duyar. Bu enerji başlangıçta glikojen rezervlerinden sağlanır. Bunlar bütünüyle tükendiğinde enerji için yağ rezervleri devreye girer. Dayanıklılık antrenmanlarında kaslar için enerji gereksiniminin en temel enerji kaynağı yağlardan sağlanır.

Doğru antrenmanın yanında beslenmeye dikkat edilmezse yağ kaybı söz konusu olmaz. Çok yağ, az karbonhidrat tüketmeyi öneren ketojenik vb. Diyetler yağ kaybı için en popüler diyetlerdir. Ancak bunlar hemde az kalori almayı da teşvik eder. Ancak ketojenik diyet gibi bazı besin gruplarını sınırlandıran diyetlerin kilogram vermeye neden olmasının en önemli nedeni, kişinin yeme alışkanlıklarının değişmesi ile yasaklanan yiyeceklerin yerine başka besinleri koyamamasından kaynaklanır. Kişi otomatikman daha az kalori almaya başlar. Ancak daha sonra yeni beslenme şekline alıştığında, yani diyeti uzun süre uyguladığında bu yeni planın izin vermiş olduğu yiyeceklerle beslenmeye alışır ve bu şekilde daha fazla kalori alır ve kilogram verememeye hatta almaya başlar. Sonuç olarak sağlığın öncelikli şartı; dengeli beslenmek ve daha sağlıklı besinleri ihtiyacımız olan kadar tüketmektir.

Öte yandan yalnızca egzersiz yapmak da kaslarımızın artış göstermesini sağlayamaz. Kaslarımızın artış göstermesi için enerji gereksiniminin karşılanması da eşit derecede önemlidir. Kaslar proteinlerden oluşur. Protein kasları hareket ettiren uzun ipe benzer lifler içeren aktin ve miyozin adı verilen proteinlerden oluşur. Bu proteinlerin oluşabilmesi için enerji ve amino asit kaynağı gerekir. Yani özetle protein bakımından zengin bir beslenme programı uygulamak, kas kütlesinin çoğalmasına ve korunmasına katkıda bulunur.

Kas antrenmanları ve protein bakımından zengin beslenme beraberinde vücudumuzun kas kitlesini belirleyen başka faktörler de vardır. Bunlar genetik özelliklerimiz ve cinsiyetimizdir. Erkeklerde daha fazla bulunan testosteron, kasların gelişmesini destekler. İşte bu sebeple kaslarını geliştirmek isteyen bazı insanlar, vücuttaki testosteron seviyesinin yükselmesini teşvik etmek amacıyla steroid takviyesi alırlar.

Vücudunuzdaki yağların azalıp kasların artış göstermesinı istiyorsanız. Protein bakımından zengin bununla beraber dengeli bir diyet uygulamalı, vücudunuzun ihtiyaç duyduğundan fazla kalori almamaya özen göstermeli ve kas kitlesini artırmaya katkıda bulunacak egzersizler yapmalısınız. Sonuç olarak yağlar kasa dönüşmeyecek ama vücudunuzdaki yağ varlığı azalırken kas varlığı artacaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz