Deprem Öncesi, Esnası ve Sonrasında Neler Yapılmalı?

0
470
Görüntüleme

Bir deprem sırasında meydana gelebilecek en büyük tehditlerden birisi enkaz düşmesidir. Depremler,  önceden uyarmaz ve tahmin edilemezler. Bu yüzden,  meydana geldiğinde, uygun adımları atmayı bilmek ve bu adımlara aşina olarak, çabuk ve güvenli hareket etmek önemlidir.  Eğer, bir iş yeri ya da yerleşim yerindeyseniz, aşağıda belirtilen uygulamaları hatırlayın.

Bir Deprem Sırasında Atılması Gereken Adımlar:

Bina içerisinde kalın.
Hemen sığınabileceğiniz ağır bir masa ya da sandalye arayın veya bir kapı çerçevesinde ya da duvar içerisine karşı yerinizi sağlamlaştırın.
Pencerelerden en az 4,5 metre uzakta durun.
Kımıldamayın. Eğer sarsıntı, masa ya da sandalyenin sallanmasına yol açıyorsa, onlarla beraber hareket ettiğinize emin olun.
Panik yapmamaya çalışın. Düşüncelerinizi organize edin. Mümkün olduğunca net düşünün ve depreme eşlik edebilecek sesleri ve görüntüleri öngörmeye çalışın.
Elektrik kesintisine, yangın veya asansör alarmlarına, sprinkler sisteminin başlamasına şaşırmayın, hazırlıklı olun.
Kırılan camların, çatlayan duvarların ve düşen cisimlerin seslerini duymaya hazır olun.

Bir Depremin Hemen Sonrasında Atılması Gereken Adımlar:

Artçı sarsıntılara karşı, depremden sonra birkaç dakika daha “güvenli” yerinizde kalın,
Gerekli olmadıkça ve yetkili kişiler tarafından söylenmedikçe, yakın çevrenizi tahliye etmeye ya da terk etmeye çalışmayın.
Yaralanmaları kontrol edin, gerekli ilk yardımı uygulayın. Şokta ya da duygusal sıkıntı içerisinde olanları teşhis edin ve yardımcı olun.
Hayatta kalma planınızı uygulayın. Kurtarma ekibinin gecikmesi bekleniyorsa, geçici bir barınak oluşturun.
Merdivenleri, binadan çıkış talimatı verildiğinde kullanın.

Depremden Önce Atılması Gereken Adımlar:

En az 72 saat yetecek kadar; sıcak tutacak giysiler, yiyecek ve sudan oluşan bir deprem kiti hazırlayın.
Yerel acil müdahale yetkilileri tarafından yürütülecek, bir planlama toplantısı organize edin.

Doğanın en korkutucu ve en yıkıcı fenomenlerinden birisi şiddetli depremler ve dehşet verici olan yıkıcı etkisidir. Bir deprem gezegenimizin toprağın altındaki tabakaların kırılması ve kaymasıyla uzun bir süredir biriktirdiği yükün serbest bırakılması ile aniden yaşanılan bir sallantıdır.

Yüz milyonlarca sene boyunca tektonik levhaların gücü gezegenimize şekil vermiştir. Gezegenimizin yüzeyini oluşturan büyük tabakalar birbirlerinin üzerinden, altından ya da yanlarından geçmektedir. Bazen bu hareket ağır adımlarla gerçekleşir. Diğer zamanlarda tabakalar kilitlenir ve böylelikle biriktirdikleri enerjiyi serbest bırakılmaz ve böylelikle birikilen enerji yeteri kadar büyüdüğü zaman bu tabakalar kilitten kurtulur. Bu sırada açığa çıkan enerji ve şok dalgaları, yüzeyde titreşimler olarak hissedilir ve biz buna deprem deriz.

Eğer nüfusun fazla olduğu bir yerde deprem yaşanırsa çok sayıda ölüm, yaralanma ve mal kaybı, bina hasarı, vb. Durumlar görülebilir. Depremler, herhangi bir zamanda, herhangi bir büyüklükte gerçekleşebilir. Tam olarak ne zaman yaşanılacağını önceden bilmek imkansız olduğu için, sizin ve sevdiklerinizin bir deprem gerçekleşmeden evvel bir ön hazırlık yapması son derece önemlidir. Ülkemizde “Bana bir şey olmaz.” mantığı ile hareket edenler çok olsa da, bir gün burdaki bilgiler sizi ve sevdiklerinizi kurtarabilir.

Size tavsiyemiz şu: Burada yazdıklarımızı bir “yapılacaklar listesi” olarak düşünün ve 1 hafta sonu, yalnızca 15-20 dakikanızı ayırarak tüm ailenizle beraber gözden geçirin. Bu bile, muhtemel bir felaketten en az zararla çıkmanız konusunda büyük katkılar sağlayabilecektir.

Deprem Öncesi Yapılması Gerekenler

(1) İlk olarak bir acil durum kiti hazırlamanız ve bir de yakınlarınızla iletişime geçebilmeniz için bir plan kurmanız gerekir. Deprem çantalarında neler olması gerektiğine alttaki görselden bakarak öğrenebilirsiniz, ya da isteğinize hazır deprem çantalarını sipariş edebilirsiniz.

(2) Rafların duvarlara sıkı bir biçimde bağlı olduğundan emin olunuz.

(3) Büyük ya da ağır objeleri rafların en alt kısımlarına yerleştiriniz, deprem esnasında bu objeler üzerinize düşmez.

(4) Cam gibi kırılabilecek objeleri dolapların en altına yerleştiriniz.

(5) Duvara asılan resimlerinizin ve aynalarınızın sağlam bir biçimde yerleştirildiğinden ve yatak, kanepe ya da insanların oturabileceği yerlerden uzak olduğundan emin olunuz.

(6) Yanma riski taşıyan elektrik kabloların ve gaz bağlantıların düzgün olduğundan emin olunuz. Tamir edilmeleri şart ise ve bu konu da bir deneyiminiz yoksa, kendiniz tamir etmeye kalkışmayınız ve gerekirse bir uzman çağrınız.

(7) Olası gaz ya da su sızıntısı için esnek boruları tercih ediniz, çünkü bunlar kırılmaya daha dayanıklıdırlar.

(sekiz) Su ısıtıcının, buzdolabın, ocağın ve gaz bağlantısı olan cihazların duvara ve yere bağlı ve sabit olduğundan emin olunuz.

(9) Tavanda ve temelde derin çatlaklar var ise tamir ettiriniz. Bir uzmandan yapıyla ilgili strüktürel kusurların olup olmadığı konusunda bilgiler alınız.

(10) Yanabilme özelliğini taşıyor ürünleri kilitleri olan dolapların içinde tutunuz.

(11) Kaldığınız yerde güvenli yerleri belirleyin. Bunlar iç duvarlar ya da dayanıklı masalar olabilir. Bu yerleri aklınızda her zaman bulundurunuz.

(12) En yakın deprem toplanma alanını tespit edin. Bu alana nasıl ulaşabileceğinizi önceden bilin.

(13) Gerekirse yakınlarınızla antrenmanlar yapabilirsiniz. Masaların altına girdiğiniz zaman tutunun. Bu “Çök, Kapan ve Tutun” tekniği olarak bilinir (Drop, Cover & Hold On). Hem ülkemizdeki afet kurumu olan AFAD, hem de ülkelerarası uzmanlar bu yöntemin hayatta kalmanın en iyi yöntemi olduğunda hemfikirdir ve önermektedir.

Ancak masa gibi kırılabilecek cisimlerin altına girmektense, kanepe gibi daha sağlam mobilyaların yanlarına cenin pozisyonunda yatarak yaşam üçgeni denen geometriyi oluşturabilirsiniz.

Bu yöntemi yalnızca bilmekle kalmayın, en az 1 kere tatbikat yaparak sığınabileceğiniz ve yaşam üçgeni yaratabileceğiniz nesneleri belirleyin.

Deprem Sırasında Yapılması Gerekenler

Eğilin, saklanın ve tutunun. Fazla hareket etmeyiniz ve eğer kapalı bir alandaysanız, sallanma geçene kadar orada durunuz, böylece ne zaman çıkmanın güvenilir olduğunu öğrenebilirsiniz.

Eğer Bir Yapının İçindeyseniz:

(1) Çök-Kapan-Tutun! Eğer yakınınızda bir masa yoksa, içerisinde bulunduğunuz binanın pencere olmayan bir duvarına gidin ve çökün, kapanın, tutunun!

(2) Camdan, pencerelerden, dış kapılardan, duvarlardan ve düşebilecek her şeyden uzak durunuz.

(3) Eğer bir yataktaysanız, orada kalın ve başınızı bir yastıkla koruyun. Eğer üzerinize düşebilecek ağır bir şey var ise (mesela tepenizde bulunan aydınlatma fikstürü gibi) o zaman daha güvenli bir alana gidiniz.

(4) Dayanıklı olup olmadığından emin olmadığınız kapılardan geçmeyiniz. Kapıların olduğu alanlar genelde dayanıklı değildir ve korunmak için de ideal yerler değildir.

(5) Dışarı çıkmanın güvenilir olduğu bir zamana kadar içerde kalınız ve sallantının bitmesini bekleyiniz. Yapı sallanırken dışarıya çıkmayınız. Araştırmalar gösteriyor ki pek çok insanın yaralanmasının nedeni yapıda farklı bölgelere yöneldikleri ya da çıktıkları içindir.

(6) Asansörleri kullanmayınız. Olası bir elektrik kesintisiyle içerde hapsolabilir ya da sert bir düşüş yaşayabilirsiniz. “Tam zemine çarpacakken zıplayıp kurtulurum” gibi bir düşünceye hareket etmeyiniz ve asansörlerden her çeşit uzak durunuz.

(7) Elektrik kesintisinin yaşanabileceğini ve yangın alarmının da devreye girebileceğini unutmayınız.

sekiz) Balkona çıkmayın! Binadan atlamaya çalışmayın! Her ikisi de, depreme nazaran sizi çok daha kolay öldürebilecek hatalar olacaktır.

(9) Eğer mümkünse gaz, elektrik ve su vanalarını kapatın; soba ve ısıtıcı gibi cihazları söndürün.

(10) Eğer binadan kolaylıkla çıkabiliyorsanız, deprem çantanızı aldıktan sonra başka hiçbir malınızı almaksızın binadan ayrılın ve toplanma alanlarına gidin.

Eğer Dışarıdaysanız:

(1) Yapılardan, sokak lambalarından ve elektrik kablolarından uzak duracak şekilde yerinizden kıpırdamayınız ve korunmak için bir yapıya girmeyiniz.

(2) Sanılanın tam tersine yapının dışında bulunmak da tehlikelidir. Riskli alanlar yapıların girişleri ve dış duvarına yakın olan yerlerdir. 1933 Long Beach depreminde hayatını kaybeden insanların birçoğu yapıdan dışarıya koşmalarıyla birlikte üzerlerine devrilen duvarlardan ve yapıdan düşen parçalardan (pencere, duvar, eşya vs) dolayı hayatlarını kaybettiler. Deprem sırasında yerin hareketinden dolayı yaşanılan ölüm ve yaralanma olayları ise nadirdir.

(3) Deniz kıyılarından, toprak kayması yaşanabilecek yamaçlardan uzak durun.

Eğer Hareket Eden Bir Aracın İçindeyseniz:

(1) Yolu kapatmadan ve herhangi bir tehlike unsuru yaratmadan durun ve depremin geçmesini bekleyin. Anahtarı çıkarmayın.

(2) Yapılardan, ağaçlardan ve elektrik kablolarından uzak duracak bir biçimde aracınızın içinde kalınız.

(3) Eğer bir tünelin içindeyseniz; aracı durdurun ve yanına çökün-kapanın-tutunun. Aracınızı kullanarak yaşam üçgeni oluşturun.

(4) Deprem bitince dikkatlice yolunuza devam ediniz. Deprem sırasında hasar gören yollardan, köprülerden ve rampalardan uzak durunuz.

Eğer Enkaz Altındaysanız:

(1) Etrafı görebilmek için kibrit yakmayınız. Yanlışlıkla kendinizi yakabilir veya gaz sızıntısı var ise patlamalara neden olabilirsiniz. Gözleriniz karanlığa zamanla alışacaktır, bekleyin.

(2) Fazla hareket etmemeye dikkat ediniz ve tozun yükselmesine sebep olmayınız. Bu şekilde üzerinize daha fazla ağırlık katacak şeylerin düşmesini ve nefesinizin tutulmasını engellemiş olursunuz.

(3) Ağzınızı bir şeyle örtünüz.

(4) Kurtarma ekibin sizi tespit edebilmesi için bir boruya ya da ses çıkarabilecek bir şeye vurun, bu vurma eylemini fazla hareket etmeden ve bir şeylerin düşmesine sebep vermeden yapınız. Yanınızda bir düdük var ise onu kullanınız. Bağırınca size tehlikeli gelebilecek derecede toz yutabilme riskiniz var ancak demin sayılanların hiçbirini yapamıyorsanız bağırmak da bir seçenektir.

(5) Arama-Kurtarma alanında uzman kişiler gelene kadar enkaz altındaki sevdiklerinizi arayıp çıkarmak isteyebilirsiniz, ancak unutmayınız ki bastığınız yerlerin altında başka insanlar da olabileceği için ağırlık oluşturup birisinin hayatını kurtarırken bir başkasının ölümüne de sebep olabilirsiniz.

Deprem Sonrasında Yapılması Gerekenler

(1) Deprem durunca, çevrenizi kontrol ederek hareket etmenin güvenilir olup olmadığından emin olun. Fırsatınız var ise da yapıdan çıkın.

(2) Deprem sonrasında gelecek dalgalanmaları unutmayınız. Bunlar ana depreme oranla daha az şiddete sahiptir ama yine de ana depremin oluşturmuş olduğu zayıflıkları yıkabilecek kadar kuvvetli olabilirler. Bunlar ana depremden sonra ilk saatler, günler, haftalar ve hatta aylar içinde bile yaşanılabilir.

(3) Yaralı insanlara yardım etmeye çalışınız. Ağır yaralı insanları yerinden fazla oynatmamaya çalışınız ve yardım için bekleyiniz, fakat acil bir durum söz konusuysa onları kurtarabilirsiniz (örneğin o esna bir çökme yaşanılabilir ve kişiyi kurtarmanız gerekebilir).

(4) Bir deprem sonrasında en tehlikeli şeylerden biri de yangının olmasıdır. Mümkünse küçük boyutta ateşleri söndürmeye çalışınız.

(5) En son durumlar hakkında önemli bilgiler edinebilmek için bir radyo ya da televizyon bulmaya çalışınız.

(6) Denize yakın yerlerde yaşamaktaysanız, muhtemel tsunamilere dikkat ediniz ve burdan uzaklaşınız.

(7) Telefonu yalnızca acil durumlar için kullanınız. Telefon hatları yerine internet araçlarını (Telegram, Whatsapp, Facebook, Twitter, vb.) kullanmayı tercih ediniz.

(sekiz) Eviniz artık güvenli değil ise ve yakınlarda insanların kalabileceği güvenli bir barınak ya da yapı var ise oraya gidiniz.

(9) Yardımınıza ihtiyaç duyulmadığı zamanlarda zarar görmüş yapılardan uzak durmaya çalışınız. Otoriteler güvenli olduğunu söyledikleri zaman evinize dönebilirsiniz.

(10) Aracınızı kullanırken dikkat ediniz ve eğer geceyse sokak ışıklarının sönme muhtemellığını göz önünde bulundurunuz.

(11) Evinize döndüğünüz zaman dolapları açınca dikkatli olunuz.

(12) Kırılmış objelerin size zarar vermemesi için uzun bir pantolon, uzun kollu bir üstlük, sağlam ayakkabılar ve mümkünse eldivenler giymeye çalışınız.

(13) Eğer yere ilaçlar ya da yanabilecek sıvılar dökülmüşse onları hemen temizleyiniz. Gaz sızıntısının ya da bir tür kimyasalın kokusunu alıyorsanız o zaman alanı terk ediniz.

(14) Şömine var ise orayı inceleyiniz. Fark edilmeyen hasarlar bir yangına sebep olabilir.

(15) Beyaz eşyalarınızı kontrol ediniz.

(16) Gaz sızıntısı tespit ettiyseniz, camınızı açık bırakıp binayı terk ediniz. Ana gazı kapatabiliyorsanız kapatın ve telefonla uzman kimselere ulaşmaya çalışın. Eğer gazı kapattıysanız, o zaman ancak bir uzman tarafından geri açılması gerekir.

(17) Elektrikle çalışmakta olan sistemlerde hasar olup olmadığını kontrol ediniz. Eğer bir hasar tespit ettiyseniz o zaman elektriği ana yerden kapatınız. Eğer şalterleri kapatabilmek için sulu bir alandan geçmeniz gerekiyorsa o zaman birkaç öneri için önce bir elektrikçiyi arayınız.

(1sekiz) Su tesisatında bir sorun var mı, kontrol ediniz. Eğer bir sorun tespit ederseniz o zaman su firmasını arayınız. Su sorunu nerde mevcut ise ona bağlı olan şeyleri kullanmayınız (örneğin, tuvalet ya da musluk).

Daima hazırlıklı olmak iyi bir şeydir. Amacımız sizleri korkutmak değildir ama gezegenimizde hayatımızı tehdit eden bir sürü şey bulunmaktadır (orman yangınları, tsunami, sel, toprak kayması vs). Japonya bile mimaride önde gelen ülkelerden biri olsa da, depremler ve tsunamiler daima tehlikelidir.

Milattan önce 1.Yüzyılda yaşamış olan Romalı yazar, mimar ve mühendis olan Vitruvius’a göre mimari bir eseri oluşturan üç ana bileşen bulunmaktadır, bunlar “Utilitas, Venustas, Firmitas” yani “İşlevsellik, Estetik, Sağlamlık”. Mimaride yapıların önemi açısından önem sırası şu biçimdedir: Sağlamlık > İşlevsellik > Estetik. Bu önem sırası hiçbir zaman tam tersi olmamalıdır, bu nedenle oturacağınız binaları da sırf güzel göründükleri için değil, sağlam oldukları için seçiniz (tıpkı dışı güzel görünen ancak içi çürük olan bir elmayı yemek istemediğiniz gibi). Örnek olarak 2011 yılında Van depremini haberden takip edenlerin dıştan bakınca sağlam görünen bir otelin yıkıldığını da hatırlayacaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz