Başarı nedir? Nasıl başarılı olunur?

0
218
Görüntüleme

Çoğumuz başarılı olmak istiyoruz. Peki, başarının gereklerini ne kadar yerine getiriyoruz? Başarı nedir, nasıl başarılı olunur konusu üzerine ne kadar düşünüyoruz? İşte alanında zirveye ulaşmış isimlerin başarı sırları ve önerileri…

Başarı basamağını tırmanmak için ihtiyacınız olan: Sabır ve azim

Bazılarını yakından tanıyorsunuz, birkaçının ise ismini duymamış olabilirsiniz. Ancak hepsi de, kendi alanlarında yapmış oldukları başarılı yapmış olduğu çalışmalar sebebiyle dünyaca biliniyor. Peki bu başarıyı nasıl elde ettiler? Bilim insanı, müzisyen, oyuncu, Türkiye’nin başarılı isimleri, bunun sırrını anlatıyor. Size bazı önerileri de var.

Mesele enstrüman çalmak değil, müzik yapmak

Fazıl Say Müzisyen

Başarısını dünyaya kanıtlamış bir piyanist, Fazıl Say. New York Filarmoni, St. Petersburg Filarmoni, Amsterdam Concertgebouw gibi ünlü orkestralar eşliğinde konserler verdi. Uluslararası pek çok ödülün sahibi. Eserleri, günümüzün en tanınmış yayıncılarından Schott of Mainz tarafından dünyaya dağıtılıyor. Genç müzisyenlere önerileri şöyle: “Her zaman açık zihinle çalışılmalı, bulanık/dertli/ gergin halde çalışmanın faydası olmaz. Hatta daha sonraki günler için hesapta olmayan zorluklar çıkartır, mesela ‘hata ezberleriz’, ‘hata oturturuz’. Bunu temizlemesi yeni bir şeyi öğrenmekten zordur. O yüzden iyi anlarda müzik yapmak için çalışılmalı. Bizler; enstrüman çalanlar, birer aktarıcıyız, bestecinin eserindeki duygu ve düşünceleri, ses, müzik olarak aktaranlar, dinletenleriz. Kendi vücudumuzun dertleri mühim değil. Dertlerle barışık olunmalı. Bu başka boyut anlayışı getirir. ‘Dertlere rağmen’ sergisini sunabilmeli o başka boyut anlayışı. Aslında, ‘ben ve müzik’ diye basit bir diyalektikte düşünmeliyiz çalışırken, ellerimizi unutmalıyız. Bakın, Kant ‘El beynin uzantısıdır’ der. Ellere bir şey yaptırmak için uğraşılmamalı, eller zaten beyin ne düşünürse yanısıra yapar. El yoktur, düşünce vardır. Bu sebeple düşüncelere; onların temizliğine yoğunlaşmalı insan. Çalınan parçaları hep analiz etmeli. Analiz düşünsel dünyadır, müzik ve matematik ilişkisinin salt halidir. İyi anlaşılmamış bir eseri ellerimize, nefesimize sağlam çaldıramayız. Analizi derin ve yavaş yapmalı. Her sesin ait olduğu yeri iyi anlamalı; armoni, form, motif yapısı… Bir enstrümanı çalmak değil mesele, mesele müzik yapmak, bir parçadaki tüm duygu ve düşünceleri aktarabilmek. Enstrüman çalmak ikinci konu.”

Farklı olabilmek çok önemli

Yard. Doç. Dr. G. Çiğdem Yalçın İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü

İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Çiğdem Yalçın’ın Nobel ödüllü fizikçi Prof. Murray Gell-Mann ile hazırlamış olduğu makale, Amerika Ulusal Bilimler Akademisi dergisi PNAS’ta yayımlandı. Onu fiziğin peşine düşüren, lisede bu dersten sınıfça kalmaları olmuş. Bundan sonra kendini fizik dünyasının içerisinde bulduğunu dile getiren Yard. Doç. Dr. Yalçın, bakın gençlere nasıl tavsiyelerde bulunuyor: “Fizik eğitiminin nam saldığı zorluğu karşısında, öğrencilerimin ders sırasında ‘Günlük hayatımızda bunlar ne işe yarayacak ki hocam’ dedikleri pek çok şey, hâlbuki doğanın kanunlarının gizemini yansıtırken, öte yandan da karşılaşılan sorunları çözmede ve alternatif yol yaratmada fark etmeden zengin bir yetenek kazandırıyor. Bu alanı seçmek isteyenler, öncelikli olarak iyi bir fizik eğitimi almanın yollarını aramalı. Bu da köklü ve aktif şekilde bilimsel çalışmaların yapıldığı fizik bölümlerini, bu bölümlerin kadrolarını ve yapılan tezleri araştırmakla olur. Akademik kariyer yaparken ise, ‘başarılı’nın yanında ‘farklı’ olabilmek çok önemli. Bunun için yeni konularda çalışmayı göze almalı, tezlerde riske girmekten korkmamalılar. Tabii ki bunun da yolu yeni arayışlar içerisinde olan bilim insanlarıyla çalışmayı hedeflemekten, bunu gerçekleştirmekten geçiyor.”

Bilim, sabır ister

Prof. Dr. Ali Polat Windsor Üniversitesi Yer ve Çevre Bilimleri Bölümü

Prof. Dr. Ali Polat, yer bilimi üzerine yapmış olduğu çalışmalar ile alanında ismini dünyaya duyurmuş ve ödüller almış bir bilim insanı. Kanada’nın Ontario Eyalet Hükümeti tarafından verilen üstün yetenekli genç bilim insanı ödülü, Kanada Jeoloji Kurumu’nun ‘W.W. Hutchison Madalyası’ ve Çin Hükümeti’nin bütün bilim dallarını kapsayan ‘Chang Jiang Ödülü’ başarısının özeti. Polat, yer bilimci olmayı isteyen gençlere şunları öneriyor:

“Yer bilimci olmak büyük bir ayrıcalık. Çünkü milyarlarca senelik doğa tarihini incelemek ve doğanın sırlarına ortak olmak çok zevkli. Bu meslek insana, doğaya karşı çok geniş bir bakış açısı kazandırıyor. Bilim yapmak ciddiyet, sabır, özveri isteyen bir iş. Çok yönlü, evrensel ve eleştirisel düşünmeyi gerektiren bir uğraş. Yer bilimci olmak isteyen gençlerin bunlara hazır olması gerekmektedir. Ayrıca, onlara çok iyi derecede İngilizce öğrenmelerini, çok okumalarını, mesleklerini sevmelerini, üç boyutlu düşünmeyi, çok iyi gözlem, analiz ve çizim yapmayı bilmelerini öneriyorum.”

Olmak istediğiniz şeyi iyi bilin

Can Bonomo Müzisyen

İlk albümünü 2011’de çıkaran genç müzisyen Can Bonomo, ülkelerarası müzik yarışması Eurovision’da 2012 senesinde Türkiye’yi temsil etti. Söz ve müziğini kendi yazdığı ‘Love Me Back’ şarkısıyla yarışmada 7’nci oldu. Bonomo’nun gençlere tavsiyeleri net: “Görece genç bir müzisyen olarak pek haddime değil ama kendimden yola çıkarak örnekleme yapabilirim. Bu yalnızca müzisyenlik için geçerli değil, herhangi bir şey olmayı istiyorsanız, öncelikli olarak onun ne olduğunu çok iyi bilmelisiniz. Sizi dönüştüreceği kişiye çok hakim olmalı ve onu özümseyebilmelisiniz. Prensipli ve düzenli bir şekilde mesai harcar, çalışırsanız başarılı olabilirsiniz. Başarılı kalabilmek için ise bir önceki cümleyi yaşamınız boyunca tekrar etmeniz yeterli.”

İşinizi aşkla sevin ve ibadetmiş gibi saygı duyun

Hülya Koçyiğit Oyuncu

O, Yeşilçam’ın en iyi oyuncularından. İlk başrolünü oynadığı, Metin Erksan’ın yönettiği ‘Susuz Yaz’,1964’te Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı alarak, ülkelerarası ödül kazanan ilk filmimiz oldu. İşte Koçyiğit’in önerileri: “Günümüzde pek çok üniversitenin sinema bölümü olduğundan bu alanı meslek olarak seçen gençler şanslı. Eğitimin yanında işlerini aşkla, tutkuyla sevsinler, adeta ibadet ediyor gibi mesleklerine saygı duysunlar. Bence başarı için bunların beraberinde, kendisini sürekli geliştirmek, dünya trendlerini yakalamak için araştırmacı olmak, ama her şeyden önce kültürünü tanımak ve yaşatmak için çabalamak, daha iyisi için çok daha fazla çalışmak ve tevazu sahibi olmak gerekmektedir.”

Bir alanda uzmanlaşın

Murad Sezer Foto Muhabiri

Türkiye’de tek Pulitzer Ödülü almış foto-muhabiri. 2004’te, ABD’li deniz piyadelerinin, Felluce’de direnişçi ateşinde ölen arkadaşları için dua etmelerini çektiği fotoğrafıyla, Columbia Üniversitesi tarafından gazetecilik, edebiyat ve müzik gibi alanlarda vermiş olduğu Pulitzer’i kazandı. Reuters Haber Ajansı’nda fotoğraf editörü olarak çalışmakta olan Sezer, foto-muhabiri olmayı isteyen gençlere şunları öneriyor: “En az bir hatta iki yabancı dil bilmek, fotoğraf makinesini verimli kullanabilmek için ekipmanın özelliklerine hakimiyet, uzmanlaşmak istediği haber dalında bilgi ve genel kültür sahibi olmak öncelikli hedefleri arasında yer almalı. Başarılı bir haber fotoğrafçısı olabilmek için yalnızca iyi fotoğraf çekmek yeterli değil, iyi haberci olmak da gerekmektedir. Yabancı dil çok önemli. Çünkü yenilikleri yakından izleyebilmek için dünyadaki gelişmeleri takip etmeliler. Günümüzdeki fotoğraf makinaları adeta birer bilgisayar. Verimli kullanıldığı taktirde iyi değil fotoğraf çekmek mümkün değil. Kişiye yalnızca doğru çerçeve yapmak kalıyor. En önemli tavsiyem de, uzmanlaşmak. Nasıl haber, dış haberler, spor, ekonomi muhabirliği var ise, foto-muhabirliğinde de başlangıçta bir alan seçip onda uzmanlaşmak çok daha iyi olur. Böylelikle örneğin kişi, spor foto-muhabiri olacaksa kendini ve ekipmanını bu branşın gerekleri doğrultusunda hazırlar.”

İnatçı olun, peşini bırakmayın

Ahmet Ümit Yazar

Türkiye’de polisiye roman denince akla ilk gelen isimlerden, Ahmet Ümit. ‘İstanbul Hatırası’, ‘Sultanı Öldürmek’, ‘Beyoğlu Rapsodisi’ en bilinen eserlerden birkaçı. Yazar olmayı isteyen gençlere tavsiyeleri ise şöyle: “Roman, şiir, öykü, deneme yazarı olmayı isteyen arkadaşlar, önce şuna karar vermeli: Bu işi mutluluk, zevk için mi, yoksa para kazanmak için mi yapmayı düşünüyorlar? Para kazanmak için düşünüyorlarsa, vazgeçsinler. Çünkü yazarlık böyle bir şey değil. Yazınca mutlu oluyorum diyorlarsa, o zaman yapmaları gerekli olan ilk şey, Türk edebiyatının önemli yazarlarını okumak. Kendilerine yakın buldukları yazarların bütün eserlerini okumaları gerekir. Yazarların enstrümanı, dildir. O sebeple dile hakim olmalılar. Dili doğru bir biçimde kullanabilmeleri için de Türk yazarlarını bilmeliler. Yabancı yazarları da elbette okuyacaklar. Ben kutsal kitapları okumalarını da öneririm. Hem Tevrat’ı, İncil’i, Kuran’ı hem de Pagan kültürünün kutsal kitaplarını. Çünkü bunlarda insanlığa dair izler bulacaklar. İnsan nedir? İnsan hakikatine dair durumları, olguları kavrayabilecekler. Yazar olmayı isteyen arkadaşlarımızın kesinlikle felsefe bilmesi gerekmektedir. Çünkü felsefe insanlarla, onların yazacağı karakterlerle, yaşadıkları toplum ve yaşadıkları çağ ile bağlantı kurmalarını sağlıyor. Elbette psikoloji de bilmeleri lazım. Sonuçta biz insanların ruhunu anlatmaya çalışmaktayız. Bütün bunlardan sonra bir şart daha var: İnatçı olmak. Çünkü onlara ‘Olmamış, becerememişsin’ diyecekler. Ama onlar inatla kendi yazdıklarına inanacaklar, ‘Ben yazar olacağım. Benim yazdıklarım da iyi’ diyecekler. Ancak o zaman, iyi bir yazar olunabilir.”

Asla merakınızı kaybetmeyin

Dr. Gözde Durmuş Stanford Üniversitesi Gen Teknolojileri Merkezi

Gözde Durmuş, bir biyomühendis. ABD Stanford Üniversitesi Gen Teknolojileri Merkezi’nde hücre konusunda çalışıyor. Hücrelerin fiziksel yapısını tanılayan bir cihazla dünyada adından söz ettirdi. Cihaz, kanserde zahmetli ve pahalı teşhisleri yalnızca bir saatte yapabiliyor. Bu yıl, dünyanın en iyi üniversitelerinden Massachusetts Teknoloji Enstitüsü tarafından hazırlanan MIT Technology Review dergisi’nin, ‘35 Yaş Altı 35 Yenilikçi’ listesinde yer aldı. Durmuş’un gençlere bazı önerileri var: “Başta başarılı olmayı istemek ve çok çalışmak gerekmektedir. O yüzden genç arkadaşlar, tutkuyla çalışmak istedikleri konuları iyi belirlesinler. Gelecek için kısa ve uzun sürede amaçlarını seçtikten sonra, onlara odaklanıp pes etmeden çalışsınlar. Kariyer çok uzun bir maraton, insanı farklı yerlere götürebilir. Kendi kariyerime baktığımda, yapmış olduğumuz araştırmaların pek çok değişik alanlarda bilgi sahibi olmayı gerektirdiğini görüyorum. Büyük buluşlar, değişik konularda çalışmış kişilerin, zor sorulara farklı bakış açısı getirmesiyle mümkün oluyor. Gençler çok okusun, asla meraklarını kaybetmesinler. Sadece dallarıyla sınırlı kalmasınlar. Ayrıca örnek aldıkları başarılı kişilerin hikâyelerine göz atsınlar. Bence başarılı insanları, diğerlerinden ayıran en büyük ve önemli özellik, zorlukların üstesinden gelme azmi. Başarılı insanlar pes etmez, pozitif olup hedeflerine odaklanarak bu engelleri fırsata dönüştürürler. Gençler de başarıya giden yolda engeller karşısında daima sabırlı ve ısrarcı olsun. Kafalarında ‘Ben yapamam’ gibi limitleri olmasın, ufuklarını geniş tutsunlar.”

İyi gözlemleyin, çok çalışın

Erdem Taylan Animasyon tasarımcısı

Hollywood firmaları Pixar ve Dreamworks’te çalışmakta olan ilk Türk. Çalıştığı filmlerden ‘Shrek’, ‘Finding Nemo’ ve ‘The Incredibles’ Animasyon Filmi Oscarı’nı aldı. Cars’taki görsel efekt yapmış olduğu çalışmalar ile animasyon filmlerinin Oscar’ı sayılan Annie Awards’da ‘Görsel Efekt Dalında Üstün Kişisel Başarı Ödülü’ne aday gösterildi. Çalışmalarına Türkiye’de yönetmen ve görsel efekt süpervisörü olarak devam etmekte olan Taylan’ın tavsiyeleri şöyle: “Her şeyden önce bu konu da çok istekli olun. Araştırma, gözlem ve çalışkanlık  diğer olmazsa olmazlar. İşinsanatsal tarafını da unutmadan, kendinizi hem teknik hem de sanatsal anlamda geliştirin. Animatör olacak biri canlıları gözlemlemeli, hareketlerini incelemeli. Dünya çapında iş yapabilmek için grup çalışmasına önem vermek, paylaşımcı ve disiplinli olmak çok önemli. İşimiz pek çok disiplinden insanın katkı sağlamış olduğu bir alan olduğu için ekip oyuncusu olmak, başka fikirlere ve düşüncelere açıklık, başarı için gerekli. Dünyada bu alandaki gelişmeleri izlemek, eğilimleri, işin nereye gidebileceğini anlamaya çalışmak da yararlı. Mutlaka dillerini geliştirsinler çünkü bu alandaki bilgiler ne yazık ki İngilizce. Yine de bence en önemlisi, kendilerine dürüst olmaları. Hayat zaten zor, hiç sevmedikleri bir işi yapmaya çalışmanın anlamı yok. Kolay bir yol olmasa da sevdikleri işi yapsınlar, başarı yanısıra gelir.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz